Kategori: Çalışmalarım

Sekülerleşme ve Din

İsmail Ekinci/ Haziran 20, 2018/ Çalışmalarım

İnsanlar yaratılışından bu güne kadar birçok sahada yenilikler oluşturmuş ve bu sahalarda da ilerlemeler sağlamışlardır. Mağarada tek başına yaşayan insanın serüvenine bir göz atacak olursak şunları söyleyebiliriz. Yalnız başına ve dış tehlikelere açık bir şekilde yaşayan insan, gecenin ürpertici karanlığından ve yalnızlıktan korunmak için bir başka insana ihtiyaç duymuş ve aile kurumu meydana gelmiştir. Akıllı, bilinçli ve iradeli bir araya gelişlerle toplum oluşmuş ve aile de toplum sisteminin çekirdeğini oluşturmuştur. Yeme – içme ihtiyaçları ve mübadele sonucu ekonomi kurumu, ontolojik olarak, yani eksik ve kusurlu olan insanın tam olan bir yaratana inanma ihtiyacıyla din kurumu, tecrübelerin aktarımıyla eğitim kurumu, aile içi ve toplum içi insanlar arası otorite belirlenimi vesilesiyle de siyaset

Devamı

Abdulaziz ʻAtîk Eserleri ve Arap Dili ve Belagatı’na Katkıları

İsmail Ekinci/ Temmuz 10, 2017/ Çalışmalarım

Arap dili ve belagatının gelişimine katkıda bulunmuş olan dil ve belagat âlimlerinden birisi de Abdulaziz ʻAtîk’tir. Abdulaziz ʻAtîk, 1906-1976 yılları arasında Mısır’da yaşamış muasır âlimlerden birisidir. Dil, edebiyat ve belagat unsurlarını derleyip bir araya topladığı eserleriyle, Arap dili ve belagatı alanında, neredeyse tek elden bütün bilgileri vermiştir. Avrupa’da bulunmuş olmasıyla hem doğu, hem de batı kültürlerine vakıf oluşu ona, Arap dili, edebiyatı ve belagatına çok farklı bir perspektiften bakma imkânı vermiştir. Bu makale, Abdulaziz ʻAtîk’in hayatı, eserleri ve Arap Dili ve Belagatına katkılarını ele almaktadır. Müellifin hayatı ve eserleri hakkında herhangi bir çalışmanın bulunmaması, bu doğrultuda bir çalışma yapma ihtiyacı doğurmuştur. Çalışmada öncelikle müellifin hayatı hakkında kısa bir giriş yapıldıktan sonra, eserleri

Devamı

Bedî’ İlminde İfade Güzelleştirci Sanatlardan Cinas, Seci ve İktibas

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Edebiyat ve şiirin zirveye ulaştığı dönemde nazil olan Kur’an-ı Kerim, eşsiz belagatı ile şiir ve hitabetin zirvesinde olan Araplara meydan okumuştur. Belagat çalışmaları da ilk defa Kur’an-ı Kerim’e bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Cahiliye döneminden günümüze kadar Arap Edebiyatı ve Şiirinde ilk basamak olarak addedilen belagat, üzerinde çokça çalışılan bir alan olarak önemini korumaktadır. Belagat lafzı, Arapça “beluğa” fiilinden türemiş bir mastar olup, sözdeki açıklık ve güzellik, maksadı tam olarak ifade edebilmek anlamlarına gelmektedir. Belagat mastarının, ulaşmak, ulaştırmak, sona ermek, ergenliğe girmek, yaklaşmak, olgunlaşmak, kaliteli olmak vb. anlamlara gelen “buluğ” ve  “belağ” mastarlarıyla da anlam ilişkisi bulunmaktadır. Çünkü belagatte de kişinin, yer ve zamanı da gözeterek, maksadını açık bir şekilde muhatabına ulaştırması

Devamı

Türkiye’de Küreselleşmeye Karşı Ekonomik Tepkiler ve Din

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

5-7 Eylül 2005 tarihlerinde, Ankara’da, Türk Sosyal Bilimler Derneği, Küreselleşmeye Güney’den Tepkiler başlıklı uluslar arası düzeyde bir sempozyum düzenledi. Bu sempozyum, sermayenin emperyalist sistemin çevresinde gerçekleştirmekte olduğu tahakküme karşı entelektüel, akademik, siyasal ve toplumsal direniş eylemleri üzerinde bir tartışma ve deneyim alışverişi olması amacıyla düzenlenmişti. Sempozyumun düzenleyicileri, küreselleşme ya da neoliberal politikalar ve dönüşümler olarak adlandırılan süreçlerin, aslında sermayenin toplumlarımız üzerinde tam, sınırsız bir tahakküm oluşturma çabası olarak anlaşılması gerektiğini savunmuşlardır. Küreselleşme gerçekten de ekonomik ve siyasi bir tahakküm oluşturmakta mıdır, yoksa küreselleşme, global köyde ekonomik istikrarı sağlayarak herkesin eşit ve müreffeh bir hayat yaşamalarını mı sağlamaktadır? Biz bu çalışmamızda, küreselleşmenin ne olduğunu, küreselleşmenin dört boyutunu, küresel ekonominin yapısını ve sivil

Devamı

Descartes’ta Metafizik – Fizik İlişkisi

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Felsefenin en eski ve temel meselelerinden birisi varlık problemidir. Varlığın özü ve mahiyeti hakkında bilgi vermeye çalışan felsefe dalı ise Metafizik veya Ontoloji (Varlık Bilimi) dir. İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren, insanlar, evrenin ve bu evrende var olan nesnelerin ilk nedenlerini araştırmaya koyulmuşlar ve evrende var olan nesnelerin ilkelerini çeşitli düşüncelerle ifade etme yolunu seçmişlerdir. Bu bağlamda ilkçağdan günümüze kadar birçok filozof, varlığın mahiyeti ve özü üzerine düşüncelerini belirtmiş ve bu düşüncelerini kurdukları sistemler desteğinde savunmuşlardır. Şüphecilikten yola çıkarak kendi varlığına ulaşan, kendi varlığından Tanrının varlığına ulaşan, Tanrının varlığından da eşyanın varlığına ulaşan, eşyanın varlığından tekrar Tanrıya ve kendi varlığına dönen, materyalist, sprütüalist ve metafizikçi olan, şüpheyi metot alarak metodik şüpheyi kuran,

Devamı

Küreselleşme ve Din

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Geride bıraktığımız yüzyılın son yıllarında küreselleşmenin ekonomik boyutu ile ilgili çok geniş bir literatür doğmuştur. Ancak küreselleşmenin sosyo-kültürel yönü ve bilhassa dini alandaki etkileri üzerinde yazılanların aynı yoğunlukta olduğunu söylemek zordur. Küreselleşme-din etkileşimiyle ilgili tespitler yaptığımız bu bölümde, dine bir olgu olarak bakılacaktır. Herhangi bir din ölçü olarak alınmadan, sadece örnek olması açısından bazı dinlerin küreselleşmeye bakış açısı ortaya konmaya çalışılacaktır. İlk küreselleşmenin aksine son yıllarda oldukça geniş alanda etkin bir süreç olarak gözlenen küreselleşme olgusunda dinden çok, tamamen seküler karakterdeki yeni kültürel ve bilhassa teknolojik güçlerin etkili olduğu ifade edilmektedir. Küreselleşmenin ya da oluşturulmaya çalışılan küresel medeniyetin kendine özgü bir din anlayışının geliştirilmesi yönündeki çabalar, küreselleşme literatüründe kendisine yer bulmaya

Devamı

Max Weber ve İslam

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Diğer İbrahimi dinlerle güçlü bağlantılara sahip, peygamberi, dünyevi ve kurtuluşçu bir din olarak İslam, Weber’in din ve kapitalizm tezlerinin potansiyel bir deney-örneğidir. Weber’de, özellikle İslam’la ilgili açıklamalarında, kendisini Marx’ın açıklamacı şemasına çok yakın bir yere yerleştiren güçlü bir determinist unsurun bulunduğu ileri sürülmektedir B. S. Turner’in Max Weber ve İslam adlı eserinde. Bir açıdan, Weber’in İslam’a ilişkin notları, Weber’in Protestan Ahlakı çözümlemesine sosyolojik açıdan eşlik eder gibi görünür. Aslında, Weber, bir çok bakımdan, İslam’ı, püritanizmin karşıt kutbu olarak ele alır. Weber’e göre İslam, özellikle kadınlar, lüksler ve mülkiyet konularında tamamen hazcı (hedonist) bir ruhu kabul eder. Kuran’ın uyum sağlayıcı etiği göz önünde bulundurulduğunda, ahlaki emirler ile dünya arasında bir çatışma bulunmamaktadır

Devamı

Din ve İktisadi Hayat

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

İnsanoğlu yaşamını idame ettirebilmek amacıyla kendisine bir dünya kurmuş ve bu dünyasını ihtiyaçları çerçevesinde şekillendirmiştir. Birey, oluşturduğu dünyayı din ile koruma altına almıştır. Din, oluşturduğu yüksek ahlak ile toplumsal anomiyi, istikrarsızlığı, düzensizlik ve bozulmayı ortadan kaldırmış ve bireylerin toplum içerisinde huzur içinde yaşamaları için birtakım normlar koyarak bireysel ve toplumsal hayat idamesini kolaylaştırmıştır. Din bu fonksiyonunu yerine getirmek amacıyla hemen hemen hayatın her noktasına girmek durumunda kalmıştır. Ekonomi de dinin etkilediği bir kurumdur. Tabii sadece dinin ekonomiyi etkilediğini söylemek doğru değildir. Ekonomi de belli konularda dini etkilemiştir. Burada biz ekonomi ve iktisadi hayat ilişkisini ve bu ilişki çerçevesinde ekonomiye dinsel bakış açısını incelemeye çalıştık. Din ve Ekonomi İlişkisi Karmaşık bir yapıya

Devamı

Bir Sosyal Kurum Olarak Ekonomi

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Bir Sosyal Kurum Olarak Ekonomi adlı bu çalışmamızda, temel olarak ekonomi kurumunun ana çatısını vermeye çalıştık. Konumuza başlamadan önce, konunun daha iyi anlaşılması açısından, ilk önce genel olarak kurum kavramını ana özellikleriyle verdik. Daha sonra Bir Sosyal Kurum Olarak Ekonomi ana başlığı altında, Ekonomi nedir, ne değildir?, Ekonominin işlevi ve alt kurumları, Ekonomik hayatın tarihi gelişimi, Temel ekonomik olgular, Ekonomik olguların yapısı, Ekonomik sistemler, Toplum – ekonomi ilişkisi, Ekonominin diğer kurumlarla ilişkisi gibi alt başlıklar ile ekonomi kurumunu açıklamaya çalıştık. GENEL OLARAK KURUM Sosyolojik açıdan kurum, kültür normlarının yerleşmiş, belli ve sürekli tatmin yollarıdır. İhtiyaçları karşılama biçimleri veya metotlarıdır.[1] Bir sosyal kurumun temel özelliklerini sıralayacak olursak şunları söyleyebiliriz. 1. Kurumlar belli

Devamı

Türk Modernleşmesinde Batılılaşma ve Laikleşmenin Tarihi Kökenleri

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Türk modernleşmesi Türkçülük, İslamcılık, laiklik gibi birçok unsurdan etkilenerek yol almaktadır. Öyle ki bu unsurlar modernleşmeyi yönlendiren etkin kuvvetler halini almıştır. Osmanlının bir nevi devamı sayabileceğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nde Osmanlıda olduğu gibi, kendine has bir imparatorluk ideolojisi yani resmi ideoloji çerçevesinde bir modernleşme çizgisi ön plana çıkarılmış ve modernleşme birtakım fikir akımlarıyla desteklendirilmeye çalışılmıştır. Bu ideoloji batılılaşma adı altındaki kökü Tanzimat’a kadar uzanan Batı örneğinde modernleşmeci, dayatmacı bir ideolojidir. Osmanlıda ciddi bir şekilde dayatmacı rol üstlenen bu ideoloji Türkiye’de biraz yumuşamış gözükerek devam etmiştir. Osmanlıda İslam ağırlıklı bu ideoloji, Türkiye’de modernleşme yolunda batılılaşma ve laiklik ağırlıklı devam etmiştir. Devlet tarafından oluşturulmuş bu ideoloji modernleşme sürecinde ciddi etkiler yaratmış ve modernleşmenin yönünü tayinde

Devamı

Türk Modernleşmesi ve Türk Modernleşmesinde Yusuf AKÇURA’nın Yeri

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Türk modernleşmesi ve Türk modernleşmesinde Yusuf Akçura’nın yeri adlı bu seminer konumuza başlamadan önce konumuza ışık tutması açısından Yusuf Akçura’nın hayatını ve Üç Tarz-ı Siyaset adlı eserini ana hatlarıyla vermenin faydalı olacağı kanaatindeyim. 1876’da Rusya’nın Kazan’a bağlı Simbirsk kentinde doğan Akçura, babasının ölümü üzerine ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti(1883). Harbiye’deki öğrenimini bitirdi ve kurmay sınıfına ayrıldı. Bu sırada Jön Türklerle ilişkisi olduğu gerekçesiyle tutuklandı ve Fizan’a sürülmek üzere Trablusgarp’a gönderildi (1897); daha sonra serbest bırakıldı ve rütbesi iade edildi. Bir süre Trablusgarp’ta çalıştıktan sonra 1899’da Tunus üzerinden gittiği Paris’te “Ecole Libre des Sciences Politiques”i bitirdi. Jön Türklerin çıkardığı Şurayı Ümmet ve Fransızca yayınlanan Meşveret’te makaleler yayımladı. 1903’te Kazan’a gitti, Rusya’daki Türklerin düzenlediği

Devamı

Osmanlı’da Millet Kavramı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne Etkisi

İsmail Ekinci/ Haziran 30, 2017/ Çalışmalarım

Osmanlı devleti, egemenliği altındaki tebaanın ırk, din, dil, kültür farklılıklarına rağmen 600 yıllık egemenliğini ve devlet bütünlüğünü nasıl sağlamıştır? Osmanlı kimliği Türkçülük, İslamcılık, Osmanlılık gibi akımlardan hangisine dayanmıştır? Osmanlının etnik yapısı yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne nasıl bir etki yapmıştır? Bu gibi sorular yakın tarihten günümüze kadar hep sorula gelmiş ve kesin cevabını kısmen bulmuş sorulardır. Osmanlı kimliği üzerine birçok tartışma yapılmıştır. Kimileri Osmanlıyı İslamcı yönüne bakıp hilafet doğrultusunda değerlendirmiş, kimileri Türkçülük boyutuna bakıp diğer ırkları görmezlikten gelmiş, kimileri ise Osmanlılık boyutunda değerlendirip ırk, din, dil bütünlüğü içerisinde ele almıştır. Şimdi bu üç akım doğrultusunda Osmanlının millet anlayışını tahlil edip, Osmanlının millet anlayışının Türkiye Cumhuriyeti’ne etkisini inceleyelim. Osmanlılık, Osmanlının son dönemlerinde ortaya

Devamı