İçeriğe geç

Kategori: Bildiriler

İbn Nübâte el-Mısrî ve Divânı

Memluk dönemi Arap şairlerinden birisi de İbn Nübâte el-Mısrî’dir. 686/1287-768/1366 Yıllarında Mısır’ın Kahire şehrinde yaşamıştır. Ömrünün ilk yıllarında devlet büyüklerine medih şiirleri yazarak şairliğe başlamıştır. Ancak bu medih şiirleri önemsenmemiş ve beklediği ilgi ve itibarı görmemiştir. Eyyûbî Emîri el-Meliku’l-Müeyyed Ebu’l-Fidâ, İbn Nübâte’nin kendisi hakkında yazdığı medih şiirlerini beğenmiş ve onu maddî ve manevi olarak desteklemiştir. Hayatının bu döneminden sonra şiirleriyle meşhur olmuştur. İbn Nübâte seyahatname, hutbe, tasvir, ayet ve hadislerdeki garip kelimeler gibi alanlarda eserler neşretmiştir. Mansur eserlerinden ziyade manzum türündeki eserleri ile meşhur olmuştur. Zamanın Eyyûbî Emîri el-Meliku’l-Efdal’le beraber çıktıkları bir avı tasvir eden ve yüz altmış yedi beyitten…

Ters-Yüz Edilmiş Sınıf Yöntemiyle Arapça Eğitimi ve Sarmal Yöntemle Arapça Kelime Dağarcığını Geliştirme

Geleneksel sınıf modeli, öğrencinin sadece pasif bir katılımcı olduğu ve öğretmenin kontrolünde yürütülen bir modeldir. Bu model öğrenen özelliklerinin, öğrenme beklentilerinin ve eğitsel teknolojilerin etkisiyle, son zamanlarda değişim göstermektedir. Bu değişim neticesinde sınıf dışı zamanın kullanımı yönünde yeni yapılanmalar zorunlu hale gelmektedir. Bu yapılanmalardan biri de ters-yüz edilmiş sınıf modelidir. Ters-yüz edilmiş sınıflarda sınıf içi etkinliklerin öğrencilere sınıf dışında sunulması, geleneksel yapıda sınıf dışında yapılması beklenen ödev ve etkinliklerin de sınıf içerisine taşınması olarak tanımlanmaktadır. İlk defa Bruner tarafından ortaya atılan sarmal yöntem ise, öğrencinin bilgileri keşfetmesi ve anlamlandırmasını kolaylaştırmak için eğitim programının sarmal bir yapıda düzenlenmesi gerektiği tezi üzerine…

Arapça Eğitiminde “Cümleden Gramere” Yöntemi

Dil, toplum hayatında insanların birbirini anlamasını ve birlikte yaşamasını sağlayan bir iletişim aracıdır. Dil, insan hayatının keyfiyeti için önemlidir. Çünkü insan ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz ve birçok ihtiyacını başkalarından yardım alarak giderir. Dolayısıyla herhangi bir dili öğrenmek, o dili bilen insanlarla iletişim kurabilmek için önkoşuldur. Kadim bir dil olan Arapça, İslamiyet’in gelişiyle birlikte kutsal bir kitap olan Kur’an-ı Kerim’in dili olmuş, günümüze kadar varlığını ve önemini korumuştur. Anadili Arapça olmayanlara bu dilin öğretilmesi için farklı coğrafya ve farklı dönemlerde medreselerde veya devletin resmi eğitim kurumlarında Arapça dersleri verilmiştir. Verilen Arapça eğitimlerinde nahiv ve sarf temelli bir eğitim uygulanmıştır. Gramere dayalı…