Öze Dair

Hatice Özdemir Ekinci/ Mayıs 10, 2019/ Serbest Yazılar


Kitapların yurdu, onlara paha biçemeyen ruhların can kafesidir. Kitap, kadim dosttur. Kendine ayna olanın kendine kör olanla ortak kök olması düşünülemez. Kurulan bağın beka yurduna taşınması ise mümkün görülmez. Tanımak ve anlamak zahmetli bir iştir. Tanıma yolunda vefalı bir dosttur kitaplar. Özüne dönüş, içine bakış serüveninde cesaret verir. İnsan, hisler aleminden damıtılmış duyguları eliyle şekillendirirken, eserin sahibini idrak edişiyle tüm ihtişamını kaybeder somut alem. İnsan, soyut mekanların somut avcısıyken harfleri tanımakla kendini tanımaya başlar. Sancılı sürecin gönüllüsüdür artık. Kum saatindeki akışı, çekim yasasını bloke ederek durdurduğunda, kendini dağlayan tüm acılarına merhem olur zaman. Bu durağan zamanların şifacısı kitaplardır. İki kapak arasında sırlanmış hikayeler, karışan rolleri ve yolları inişe çevirir. Nefes kesen kitaplarda, gövdesi kesilmiş ağacın nefes alışına tanık olur okur. O vakitlerde zihnimizden geçen düşünceleri tablo yapabilseydik, açık artırmada elde kalanlardan olması işten değildi. Müessiri meçhul tablolar.. Ağaçların da isimleri yoktur, onların adı kitap olduklarında verilir. Aynı gövdenin başka hikayelere zemin olması insanı derinden etkiler . Her hikayede farklı bir karakterin seslenişi,yalnız yaşayanlara yol arkadaşı olmak değilde nedir ? Rollerin karışması gibi karışır yol haritaları . Kitaplar, hangi gövdenin hangi kökten beslendiğini sezdirmeden dokunaklı iklimlere taşır bizi. Bakiyesi artıda takılı bir dostun selamı kadar sıcak kelamı kadar rahatlatıcıdır. Atası bir olanlar bazen bir kütüphanenin raflarında buluşur, selamlaşır. Ruhlar aleminde tanışıp beden hapishanesinde mesafelere mahkum olan insanların içindeki sızıyı hatırlarım o vakit. Kitaplar aleminde soy ağacı bir olanlar aynı ciddiyeti taşır mı ademdeki gibi? Dünya iksirinden nasiplenmiş olanı müstesna. Bir ağacın gövdesinden kitaplık rafı da olur kitap da. Rafın, ciltli kitap olan parçasına hasretlik çekebilme ihtimaline tutunduğumda, kitapların ölümsüzlüğüne inancım pekişir. Hangi evin kitaplığında vuslat yaşanmıştır kimbilir. Sayfaları çevirirken gözden düşen bir damlayla kağıttaki esneme ve kuruduğunda bile izin silinemeyişi, ağaçlarla insanın aynı topraktan olduğuna ve aynı ruhtan bir parça oluşuna işarettir.
Kitaplar ölümsüzdür. Aynı sayfaya gözyaşı bırakan insanın bir diğerinde ölümsüzleştiği gibi…

Share this Post