Bir Ömür Bin Misal..

Hatice Özdemir Ekinci/ Mayıs 12, 2019/ Serbest Yazılar

Çok güzel bir çocukluk geçirdim..
uçarı, kaçarı, dünya yansa umrumda olmayan..kırmızı al yanaklarım ve çok hızlı hareket eden vücuduma yetişemeyen bir metabolizma..ter su içinde..emdiği süt burnundan gelen bir bebeklik sonrası sanırım normal çünkü gerçekten her süt sonrası üst baş bırakmayan bir çocukmuşum..şubat çocuğunun her gün yıkanması çok kolay iş değil sanırım. Annemm..sessizce yıkar, öğle uykularında dinlendirirmiş bedenimi. Emekleme zamanlarında vermişim mesajı ama annem kendi metodlarına daima güvenir, ben bunun hakkından gelirim demiştir sanırım 🙈 bahçeli evin kapısını ne vakit açık bulsam, kendi açtığım çukura girer toprakları başımdan aşağı döker oynarmışım. Şimdi de kendi kuyularımdan çıkamıyorum, aynıyım yani 😂 ilkokula kasımda başlayan ve hergün kürsüde olan bir çocuk. Hayata geç kalma korkusuyla telaş içinde geçen yıllarım. Jilet gibi ütüsüyle ve kendi diktiği önlüğümüzle okulda farkedilmememiz mümkün değildi çünkü okul kıyafetimiz bile onun tarzını yansıtıyordu. Bir terziye anlatmaya kalksam işin içinden çıkamam, orası kesin. Renkli ayakkabılarımla yere sağlam basar, kendi dünyasından başka hiç bir dünyayı dert etmez, kardeşleri için tüm ahaliyi nizama sokan bir çocuktum 🙈 günde en az 3 kıyafet değiştiren ama o kıyafetlerin kombin halinin her bir parçasını odanın başka bir eşyasının içinden, altından çıkaran annemm..çok renkli bir dünyadan sonra oldukça tek renk haline bürünmeme sitemini kendi giydiği rengarenk kıyafetlerle arz-ı endam edip bizi gölgede bırakarak kalıcı ve görünür hale getirirdi😉ortaokul döneminde bir bulaşığı 3 kez yıkattığını bilirim. Eve yardımcı alsa da bizi de ortak eder” yaptığınız bana, öğrendiğiniz kendinize” derdi ve bu felsefeyi hayatımızın merkezine taşımayı başardı. “Yapamıyorum” anlayışına hiç prim vermez, ilk aşamadaki başarısızlıkları gözü pek görmezdi. Şimdilerde dağınık masaya, yarım kalan işlere tahammülsüz oluşumuzun mimarı olduğunu düşünüyorum 🙈
Yıllar onu şekillendirirken o da bizim izimizi sürdü. Zaman tüm gençliği şekillendirirken bizim var olan sınırlarımızı o çoğu zaman pekiştirdi..Zaman su gibi aktı geçti…
Gittiği her yerde beğendiği yemeğin tarifini alır mutlaka o lezzeti bir tık öteye taşıyarak soframızı güzelleştirirdi annem. Geceler boyu dolap düzelten, ütü yapan ve gündüz de 5 dakika uykunun kendisine 5 saat yettiği anlatan bir masal kahramanıydı adeta.
Çok ayrı düşmedik annemden, o benim yüreğimin tahtına kurulmuş olduğuna bazen inanmasa da dünyayı onun ismiyle taçlandırırım ben. Çocukken onu kaybetmekten korkardım şimdi ise yaşlanmasından.. Hastayım dediğinde kanım çekilir, canım sıkılır. Görmezden gelişime, iç alemimde var olan sancıları set çekişime kızar, bilirim. Onun yokluğunu da varlığını da çek ederim her dem.
Bir çocuğun en büyük şansı, kendisine şefkati cömertçe sunan bir annenin varlığıdır.
Merhameti, evlat sevgisini, başkaları için göz yaşı dökmeyi, ihtiyaç sahibini görüp gözetmeyi, insanı el görmemeyi onun yaşamımızdaki izleri sebebiyle kıymetlendirdik.
Onun varlığı zenginliğimiz oldu her zaman.
Allah’ın huzurunda annelik makamı sebebiyle mahcup olmayacağı bir ömür sürdüğüne şahidim. Rabbim bu şahitliğimi kabul etsin ve yaptığım/ yapacağım her güzel amelde annemi pay sahibi kılsın..
Anneler günün kutlu olsun annemmm…

Share this Post