İçeriğe geç

İbrahim Abdulkadir el-Mâzinî ve “el-Bahs ‘Ani’z-Zeheb” İsimli Hikâyesi

Modern Arap Edebiyatı, Fransız Napolyon Bonoparte’nin 1789 yılında Mısır’ı işgal etmesiyle başlayan bir dönem olarak bilinmektedir. Mısır’ın işgali sonrasında Doğu ile Batı arasında hemen hemen her alanda etkileşimler olmuş, Arap Edebiyatı da bu etkileşimlerden nasibini almıştır. Bu yeni dönemin en meşhur Arap Edebiyatçılarından biri olan İbrahim Abdulkadir el-Mâzinî, Kahire’de 1890 yılında doğup ve 1949 yılında aynı yerde vefat etmiştir. Eğitimini Doğu Batı etkileşimin yoğun olduğu bu dönemlerde tamamlamıştır. el-Mâzinî Yüksek Öğretmen Okulu’nda okurken Abdurrahman Şükrî ile tanışmış ve Abdurrahman Şükrî ve Mahmut Akkâd ile bir araya gelerek Modernist İngiliz Ekolü olan Dîvân Topluluğunu oluşturmuşlardır. Edebi kişiliği itibarıyla el-Mâzinî’nin hayatının iki ayrı dönemde incelenmesi gerekmektedir. İlk dönem eserlerinde acı ve eleme dair konuları işleyen el-Mâzinî, Abdurrahman Şükri ile üslup bakımından yollarını ayırdıktan sonra daha çok mizahi eserler üzerine okumalar yapmış ve iğneleyici bir tarzda eserler ortaya koymuştur. el-Mâzinî yirmi öyküden oluşan fi’t-Târîk isimli eserinde yer alan “el-Bahs ‘ani’z-Zeheb” adlı hikâyesinde Ahmet ile arasındaki diyaloglara yer vermektedir. Ahmet Lenin’in yanlıları anlamında kullandığı Bolşevizm düşüncesinden etkilenen, her türlü ayrımcılık eseri olan sınıflara ve gelir adaletsizliğine isyan eden bir bireydir. Özel mülkiyetin olmadığı bir dünya öngörüsünde bulunma, devletin gücünü ezilen, haksızlığa uğrayan insanların elinde toplamaya çalışma gibi öğretiler ışığında geliştirdiği bir dünya görüşüne sahiptir. Hikâyede kolay bir şekilde para kazanmanın yolları konusunda ortaya konulan fikirler ve bu çerçevede gelişen ütopik kurgularla örülü diyaloglar yer almaktadır.

Tarih:Akademik ÇalışmalarMakaleler