Sekülerleşme ve Din

İsmail Ekinci/ Haziran 20, 2018/ Çalışmalarım

İnsanlar yaratılışından bu güne kadar birçok sahada yenilikler oluşturmuş ve bu sahalarda da ilerlemeler sağlamışlardır. Mağarada tek başına yaşayan insanın serüvenine bir göz atacak olursak şunları söyleyebiliriz. Yalnız başına ve dış tehlikelere açık bir şekilde yaşayan insan, gecenin ürpertici karanlığından ve yalnızlıktan korunmak için bir başka insana ihtiyaç duymuş ve aile kurumu meydana gelmiştir. Akıllı, bilinçli ve iradeli bir araya gelişlerle toplum oluşmuş ve aile de toplum sisteminin çekirdeğini oluşturmuştur. Yeme – içme ihtiyaçları ve mübadele sonucu ekonomi kurumu, ontolojik olarak, yani eksik ve kusurlu olan insanın tam olan bir yaratana inanma ihtiyacıyla din kurumu, tecrübelerin aktarımıyla eğitim kurumu, aile içi ve toplum içi insanlar arası otorite belirlenimi vesilesiyle de siyaset kurumu ortaya çıkmıştır. Bütün bu kurumlar, sürekli ileriye doğru atılımlar yaparak kendilerini geliştirmişlerdir. Bütün bu ilerlemeler zamanı çağlara ayırmış ve önemli ilerleme hareketleri zamanın belli bir kesitine damgasını vurmayı başarmıştır. Ve hatta tüm dünyada, bütün insanlarca kabul gören, yani evrensel adlandırmalar ortaya çıkmıştır.

Share this Post