Toplumsal Düşünce Tarihinde Din Sorunu

Yrd. Doç. Dr. Ali Coşkun A. Pozitivist ve Evrimci Sosyolojiden Hümanistik Sosyolojiye Toplumsal olaylar üzerinde düşünme geleneğinin, insanın varoluşuyla birlikte başlayıp düşünce ufuklarımızın uzandığı en eski tarihlere kadar gittiğini biliyoruz. Öte yandan günümüzde büyük ölçüde etkili olduğu görülen Modern Toplumsal Düşüncenin ise Modern Batının tarihî ve sosyo-kültürel şartlarıyla yakından ilişkili olduğunu da bilmekteyiz. Batıda on beş ve on altıncı yüzyıllarda vuku bulan Rönesans ve Reform Hareketleriyle başlayan süreçte Modern düşünce en yüksek değer olarak Tanrı yerine İnsanı koymuş, Hakikatin tek ölçüsünün de vahiy değil akıl olduğunu öne sürmüştü.…

Toplumun İnşası ve Toplum Bağları Nazariyeler ve İslam

Prof.Dr.Yümni Sezen Toplumun oluşumunu izah için Batıda bazı nazariyeler üretilmiştir. Bunlardan biri Thomas Hobbes’a aittir. Ona göre toplum bir himaye tedbiridir. İnsanlar birbirinin şerrinden emin olmak için toplu yaşamaya başlamışlar ve buna alışmışlardır. Adam Smith’e göre toplum iktisadi tedbirdir. Temelde iktisadi nizam vardır. Marx da aynı iktisadi temeli başka türlü ifade eder. J.J.Rousseau’ya göre ise toplum hukuk tedbiridir. Toplum zımnî bir sözleşmedir. Bu nazariyeler, tabiilikten kopmak, zararları defetmek veya faydayı temin etmek için güç dengesine dayalı birer suni toplum anlayışlarıdır. Bunlar birer gerçek olmakla beraber, insanlar arası bağın…

Bilimsel Yayın Sunma ve Yayınlatma

Bilimsel bir çalışma tamamlandıktan sonra çok önemli bir aşama başlamaktadır: Yayın yapma. Eğer yapılan çalışma yayınlanmazsa bu çalışmadan bilim dünyası haberdar olmaz. Ancak çalışmayı yayına göndermeden önce birçok noktaya dikkat etmek gerekmektedir. Yeterli literatür taraması yapıldı mı? Çalışma hangi dilde yazılacak? Yayın tipi (tam makalemi, kısa araştırma notumu, v.s.) ne olacak? Çalışma hangi dergiye gönderilecek? Dergi seçimi neye göre yapılacak? Bir de dergi yönetimi açısından bakarsak, bir dergi editörü ve/veya Yayın Kurulu Üyeleri, kendilerine bir çalışma sunulduğunda nasıl hareket edecekler? Makale değerlendirme aşaması nasıl olacak? Soruları çoğaltmak mümkündür.…

Türkiye’de Nasıl Doçent Olunur?

ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Kürşat ÇAĞILTAY Nasıl Doçent Olunduğunu ve Olunması Gerektiğini Bir Yazısında Değerlendirdi. Profesörlük pozisyonuna ulaşıldığında önünüze gelen görevlerden birisi de Doçentlik pozisyonuna başvuran adayların dosyalarının değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme sürecinin Türkiye’deki tek tipçi üniversite sistemi nedeni ile bol miktarda sorunlarının olduğu biliniyor. Ayrıca, Doçentlik jurilerinin oluşturulması ve jurilerin çalışması da kişiler arasındaki farklılıklar nedeni ile farklı sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Az sayıda/yetersiz akademik etkinliği olan bir aday Doçentlik sürecinde başarılı bulunabilirken, farklı bir juride öbür adaydan daha kuvvetli bir dosyaya sahip…

Yaşama Dokunmak

Nesilleri inşa etmek, tuğla arası kerpiç döşemek kadar kolay değildir. Bir insan bir dünyadır. İnsanı yetiştirmek, dünyayı nizama sokmak için atılan en güçlü adımdır. Günümüze baktığımızda, manevi donanımdan yoksun, egosunun hizmetinde materyalist çizgide günü tüketen insan topluluklarıyla karşı karşıya gelmekteyiz. Aile toplumu oluşturan en küçük birimdir. İnsanı şekillendiren en güçlü kurumdur. Yeni doğan birey zaman içinde konuşmayı, yemek yeme adabını, yatma ve kalkma saatlerini, rutin alışkanlıklarını önce ailesi içinde şekillendirir, sonra içinde bulunduğu sosyal ortamlara göre sınırlarını genişletebilir ya da daraltabilir. Özsaygısı oturmuş, kendi önceliklerinin farkında olan, hedefleri…

Çağdaş Sosyoloji Teorileri

Fonksiyonalizm Fonksiyonalist teori temelde, toplumu yaşayan bir organizma olarak gören ve bu organizmayı oluşturan tüm parçaların onun hayatiyetine katkıda bulunan bir işlev üstlendiğini ileri süren bir yaklaşımdır. Fonksiyonalist teori, Comte, Spencer ve Durkheim’in attığı temeller üzerinde, Malinowski ile Radcliffe-Brown tarafından iskeleti kurulan, Parsons tarafından duvarları örülen ve Merton tarafından da kusurları giderilmeye çalışılan bir bina olarak düşünülebilir. Bu binanın sosyolojinin son “mega” inşa atı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ama sosyolojinin bu binadan ibaret olmadığını unutmamak gerekir. Günümüz sosyolojisinde en köklü tartışmalar fonksiyonalizm etrafında cereyan ettiğinden bu teoriyi diğerlerinden…