Arap Şiirinde “Dârusselâm” (Barış Yurdu) Tasavvuru

        Allah-u Teâla Hz. Âdem’i yaratıp meleklere ona secde etmelerini emrettiğinde, İblis savaş denen olgunun kıvılcımını ateşleyen ilk varlık olmuştur. Zira haset, kibir ve üstünlük duygusu onun Hz. Âdem’e secde etmesine engellemiştir. Bunun neticesinde âdemoğulları ile şeytan arasında kıyamete değin sürecek çetin bir savaş başlamıştır. Yeryüzünde de ilk olarak şeytanın yolundan giden Kâbil onun secde etmeyi reddetmesine neden olan hislerin benzerleriyle hareket ederek, Hâbil’i öldürmüş ve masum birinin canına kıymıştır. Sonraki dönemlerde sosyal ve ekonomik ilişkilerin daha karmaşık hale gelmesi, ihtiyaçların artması gibi sebepler kin, nefret, üstünlük…

Osmanlı Dönemi Arap Şiirinde Taştîr

        Osmanlı Dönemi Arap Şiirinde dikkat çeken en önemli hususlardan biri bedî sanatlarının yoğun bir biçimde kullanılmasıdır. Şairler bir yandan önceki dönemlerde bilinen sanatlara şiirlerinde yer verirken diğer yandan da yeni sanatlar geliştirip Arap Edebiyatı’na katkıda bulunmuşlardır. Bu dönem şiirlerinde karşılaşılan sanatlardan biri de taştîrdir. İşte bu çalışmada Arap şiirinde taştîr farklı yönleriyle ele alınmıştır. Öncelikle kavramın Osmanlı dönemi öncesi Arap şiiri ve kaynaklarındaki kullanımına değinilmiş, ardından Os-manlı Dönemi Arap Şiirinde taştîr incelenmiştir. Bu bağlamda taştîr yapan şairlerin kullandıkları tekniklere işaret edilmiş ve taştîrin olumlu…

Bir Öğrenim İmparatorluğu: Küresel Bir Dil Olarak Arapça

       VII. yüzyıldaki fetihlerin ardından İslam yerel niteliğinden sıyrılıp evrensel bir dine dönüştü. Benzer bir durum Arap dili için de geçerlidir: Arap kabilelerin kullandığı dil, İslam’ın dili haline geldi. Fethedilen bölgelerde fethedenler ile fethedilenler arasındaki yakın ilişki pek çok yerel dilin yok olmasına ve sonunda Arapçanın birincil dil olarak kabullenilmesine sebep oldu. Arap dünyasının dışındaki İslam ülkelerinde Arapça hiçbir zaman günlük iletişim dili haline gelmese de eğitimin temel aracı oldu. Arapça sayesinde insanlar sadece din alanında değil diğer birçok bilimsel alanda da muazzam bir bilgi arşivine erişim imkânı elde ettiler. Bu makale…

Ebu’l-Fadl İbnu’l-‘Amîd’e Ait Bir Risâlenin Edebî Tahlili

        İbnu’l-‘Amîd hicri IV. asırda yaşamış önemli bir devlet adamı ve edebiyatçıdır. Buveyhî Devleti’nin bir veziri olan İbnu’l-‘Amîd asıl şöhretini risâle yazımı konusundaki mahareti sayesinde elde etmiştir. Öyle ki Arap Edebiyatı’nda, Abdülhamîd el-Kâtib eliyle nesir alanında bir tür haline gelen risâlenin zirve ismi kabul edilmiştir. Bu durumu ifade etmek için risâlenin Abdülhamîd’le başlayıp İbnu’l-‘Amîd’le son bulduğu söylenmiştir. İşte bu çalışmada İbnu’l-‘Amîd’in devlete isyan eden bir komutan olan İbn Bullekâ’ya yazdığı risâle ele alınmıştır. Risâle ilk olarak yapı bakımından incelenmiş, ardından da dil ve üslup açısından tahlil edilmiştir. Bu bağlamda risâlede…

Suriyeli Öykücü Muhammed Câsim el-Humeydî’nin “Ehlu’l-Kehf” Adlı Öyküsü

        Suriyeli öykü yazarı Muhammed Câsim el-Humeydî’nin Ehlu’l-Kehf adlı öyküsü, Kur’ân-ı Kerîm’de bahsi geçen Ashâb-ı Kehf kıssasına öykünerek kaleme aldığı fantastik bir öyküdür. Yazar bu öyküsünde içinde yaşadığı ülkedeki rüşvet, yolsuzluk, adaletsizlik gibi sosyal sıkıntılara değinmiş ve kendine has anlatım üslubuyla kaleme aldığı bu edebi çalışmasında teşbih, iç ve dış diyalog, ironi gibi sanatlarla eserinin edebî değerini artırmıştır. 1. Suriye Öykücülüğüne Genel Bir Bakış Modern öyküyü, ilk kez Amerikalı yazar Edgar Allan Poe’nin (1809-1849) ortaya koyduğu kabul edilir. Bunun dışında Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1952), Guy de Maupassant (1850-1893) ve…

Arap Dilinde İdğam Kavramı

        Bu çalışma, “idğam” terimini konu almaktadır. İdğam sözcüğü, birbiriyle aynı olan ya da ses çıkış noktaları yakın iki harfin şeddelenerek tek bir harf olarak okunmasıdır. Bundan amaç, telaffuza kolaylık sağlamak ve ahenk katmaktır. İdğam, sarf ve tecvld bilimlerinin temel konularından biridir. İdğam hareke, mahrec ve gunne itibariyle üç kategoride ele alınır ve her bir kategori, kendi içinde farklı kısımlara ayrılır. İdğam, iki bağımsız harfi belli kurallar çerçevesinde birleştiren bir bağdır. Bu sözcük daha çok “sarf’ ve “tecvid” bilimlerinde terim olarak kullanılır. Sarf biliminde hem ses hem…

Yakın Çevresini Oluşturan Kadın Şairlerin Hz. Peygamber Hakkındaki Şiirleri Üzerine Analitik Bir İnceleme

        Arap toplumunda önemli bir yer tutan şiirin tarihini incelersek, er-kek şairler gibi kadın şairlerin de bu alanda etkili rol oynadıklarını görürüz. Bunlardan bazıları Hz. Peygamber hakkında çeşitli şiirler söyle-yen yakın çevresi kadın şairlerdir. Bunlar annesi Amine; sütannesi Ha-lime; süt kız kardeşi Şeyma; kızı Fatıma; halalan ‘Atike, Erva ve Safiyye; amcası Ebü leheb’in karısı Ümmü Cemll ve hizmetçisi Ümmü Eymen’dir. Bu makalede sadece bu kadın şairleri tanıtacağız ve onların sadece Hz. Peygamber hakkında söyledikleri şiirleri inceleyeceğiz. Dolayısıyla Hz. Peygamber’in yakın çevresini oluşturan fakat onun hakkında…

İmlasında Şapkalı a (â) Kullanılmadığında Anlamı Değişen Arapça Asıllı Türkçe Kelimeler

        Bu çalışmamız, 1998 tarihli IDK Türkçe Sözlükte şapkalı a (a) ile gösterilen kelimeler üzerinde yaptığımız bir inceleme sonucunu ihtiva etmektedir. Şapkalı a ile yazılan 27 kelimenin, şapkasız a ile yazıldığı takdirde söz varlığımız içinde yer alan başka bir kelimeyle iltibasının mümkün olduğu görülmektedir. Söz konusu kelimeler şunlardır:

Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Arap Diline Karşı Davranış ve Tutumları

        Yüksek İslam Enstitüsü, 13 Eylül 1966 tarihinde İzmir’de açılmıştır. öğrenim süresi dört yıl olan bu Enstitü, 20 Temmuz 1982 tarihinde ilahiyat Fakültesine dönüşerek, Dokuz Eylül Üniversitesine bağlanmıştır. İlahiyat Fakültesi halen üç bölümü kapsamaktadır ve şunlardır: 1- Kelam ve İslam Felsefesi Bölümü, 2- Tefsir-Hadis Bölümü, 3- İslam. Medeniyeti ve Sosyal Bilimler Bölümü. Fakülte, sömestr sistemini kabul ederek bir akademik yıl iki sömestreye ayrılmıştır. öğrenim süresi, hazırlık sınıfı da dahil olmak üzere, beş yıldır. öğrenciler, hazırlık sınıfında Arapça (Metin, Dil Laboratuvarı, Sarf ve Nahiv ) ve Kur’an-ı…

Arap Dilindeki Mesellerinin Oluşumunda Kur’an’ın Etkisi

        Bu makalede Arap atasözlerinin oluşumunda Kur’an ayetlerinin etkileri konusu incelenmektedir. Bu bağlamda bazı ayet/erin Araplar tarafından kullanılan meselleri andırdığı veya aynı anlamı taşıdığı (el-meselü’l-kâmin) örnekleriyle ortaya konmakta,• bazı Kur’an ayetlerinin zamanla meselleştiği (mûcez mesel) diğer bazı ayetlerin ise mesellerin oluşumuna katkıda bulunduğu ifade edilmektedir. Son olarak da Kur’an’ın getirdiği yeni bir tür olan karşılaştırmalı mesellerden (el-meselü’l-mufassal) söz edilmekte ve bu mesel türünün daha önce Araplar tarafından bilinmediği ve Kur’an’la başladığı anlatılmaktadır.